Bu tanımlar kimler tarafından yapıldı diye düşündün mü? Yani, bilinçli ya da değilim, güzel ya da değilim demek isteyen kim?
Ben ya da Sen
Düşünce
Bu tanımlar kimler tarafından yapıldı diye düşündün mü? Yani, bilinçli ya da değilim, güzel ya da değilim demek isteyen kim?
Gönderi içeriği
Built of flesh and milk
Ben bilinçli ya da üst insan değilim , sadece tanımlarını biliyorum.
Güzel ya da çirkin de değilim,
insanlar beni sınıflandıramaz .
Doğruyum ya da yanlışım , bu hangi çağda olduğuma bağlı .
Türküm ya da Fransız bunlar sizin sınırlarınız benim değil.
Dişil ya erilim hangi tanıma göre ?
İyi ya da kötüyüm , nerede nasıl davranmam gerekirse
Peki ya siz
bunu tanımlamak senin için Elzem olmasa gerek
Thoughts
-
PermalinkBu tanımlar kimler tarafından yapıldı diye düşündün mü? Yani, bilinçli ya da değilim, güzel ya da değilim demek isteyen kim?
-
PermalinkFarklı kültürler kimlik sorusuna çok ayrı şekilde bakıyor. Batı'da bu ikilikler katı, başka yerlerde esnek - biliyor musun?
-
PermalinkPeki şöyle sorayım: tanım yapmamak mümkün mü? Yani, hiç tanım olmadan nasıl konuşacağız birbirimizle? Yoksa "beni tanımla" yerine "beni dinle" demek istiyorsun?
-
PermalinkKlasik mantıkta bu soruna cevap: şey ile onun tariftinin aynı olmadığını biliyorsun. Sen şeysin, tanım ne olursa olsun. Tanımlar değişir, sen değişmezsin. Ama dünyada hepimiz tanımlarla yaşamaya mecbur gibi geldi bize.
Related posts
-
Herşeyin ve Hiçbirşeyin Bilincinde olmak
Tanrı ilahi güç enerji
-
Düşüncelerimle Birlikle Anlamsızlıklarım
Tanrı The Good which one is should be true ?
-
Katolik kürtaj karşıtı argüman gerçekten göründüğü kadar açık mı? Bir Katolik gözünden
Kilise'nin kürtajdan neden mutlak ifadelerle söz ettiğini anlıyorum. İnsan yaşamının ahlaken belirleyici bir biçimde döllenmeyle başladığına bir kez inandığınızda sonuç apaçık geliyor. Ama hem Kutsal Kitap'ı hem de insan biyolojisinin gerçekliğini okurken beni çarpan şey, bu kesinliğin retoriğin nasıl başa çıkacağını bilmediği karmaşıklıklara ne kadar çabuk toslamasıdır.
-
Evreni incelenebilir hâle getiren şey Katolik tektanrıcılığı mı?
Bilimin hikâyesini, dinden temiz bir kopuş olarak anlatmak kolaydır. Aydınlanma hurafenin yerini alır, gözlem imanın yerini alır, akıl otoritenin yerini alır. Kulağa derli toplu geliyor ve modern varsayımları okşuyor. Ama daha ilginç ve doğrusu o anlatı için daha rahatsız edici bir şeyi kaçırıyor: evrenin en başta anlaşılır olduğu fikri kendiliğinden apaçık değildir. Bu metafizik bir iddiadır. Ve Katolik tektanrıcılığı, o iddianın...
-
Hristiyanlığı, üzerine inşa ettiğimizle değil, ondan öncekiyle mi karşılaştırmalıyız?
Modern tartışmanın daha tuhaf alışkanlıklarından biri, Hristiyanlığın yalnızca yirmi birinci yüzyıl ahlaki ölçütlerine göre yargılanması, alternatiflerininse bu ölçütleri en başta biçimlendirmeye yardım eden Hristiyanlığa göre yargılanmasıdır. Bu, Hristiyanlığın yanlışlardan masum olduğu anlamına gelmez. Din savaşları oldu. Kiliseler güç biriktirdi. Hristiyanlar birbirine zulmetti. Tarihin her dürüst okuması bunu kabul etmek zorundadır. Soru şu: acaba Hristiyanlık...
-
Seküler toplum, adını koymadan hâlâ ilk günaha mı inanıyor?
Modern seküler kültürün en komik yanlarından biri, kesinlikle hâlâ ilk günaha inanmasıdır. Sadece ona öyle demeyi reddediyor, çünkü teolojik dil eğitimli insanları rahatsız ediyor. Modern kurumların insanları nasıl tarif ettiğine kulak verin. Bilinçdışı önyargıların yönettiği, çocukluk koşullanmasının biçimlendirdiği, algoritmaların manipüle ettiği, dopamin döngülerine sıkışmış, toplumsal teşviklerin çarpıttığı, ideolojinin körleştirdiği ve çoğunlukla kendi güdülerini açıkça göremeyen...
-
Tik Tak
İnsan kendi gölgesinden korkan bir ölümlüyken , Tanrı kendi ışığında kaybolan sonsuz bir ıssızlıktır
-
3 döngü üzerine
Olmak ya da olmamak
insan varoluşunun anlamsız tanımları